muhabbete bak her forumda bu konu varr....
eee
yahu bu zar delikli bir yapıdır.çişi nasıl tutmakta yardımcı olabilir?m.organizmalara karşı koruduğu da çelişki
lidir.cinsel ilşkide bütünlüğü bozulduğundan, yaşanan enfeksiyonları, bu bozulmalara bağlayanlar olduğu gibi cinsel yolla bulaşan m.org lara bağlayanlar da vardır
olmaz o iş.
altları temizlenirken mikrop kaparlar.
dişi ile erkek arasındaki anatomik farklılıklardan dolayı,dişi türünde, anne karnında da bebeklik döneminde de mikroorganizmalardan korunması maksatlı böyle bir zar vardır.fakat işlevini gelişme ve büyümenin ilerleyen yıllarında tamamen yitirir.velhasıl ilerleyen dönemde zaten insanın bağışıklık sistemi gelişir ve bu görevi bu sistem görür.evrim süreciyle,ilk insanların kıyafet kullanmamasıyla ilgisi olduğunu düşünmekteyim.lakin halen işlev gördüğü dönem vardır ve kesindir
bir de doğanın dengesini değiştirmektense kafaları değiştirmekte büyük yarar vardır diye düşünmekteyim ben de.doğduktan hemen sonra, enfeksiyondan dişi bebeklerin ölmesini isteyen bi bilinç bu zarın alınmasını ister..
sanırım kısa bi' süre sonra da üreme olayı durur!!
bu genel toplum yargısını kırmak için hala, kızlık zarının yok edilmesi gibi fikirlerle uğraşılıyorsa, yerimizde sayıyoruz demektir. Bu bir araç da amaç da olamaz. Bu ataerkillik kaldığı sürece de, kızlık zarı mevzusu son bulsa bile, başka bir noktadan kadın baskısı oluşturulabilir. Mesele sadece o zarda değil, bu pragmatik toplum yapısının düşüncesiyle ilgili.
Doğanın yapısına müdahale ederek fikirleri değiştiremezsiniz. Asıl olan fikri mücadeledir.
Gerek erkeğin, gerekse kadının süregiden erkek-egemen toplum içinde çıkarları çok örtüşüyor. Ama burada bahsedilen kadın da erkek de, sadece yaşamak peşinde.
Özgürlüğü bilmeyen, düşünmeyen, algılayamayan insan, ne kendini keşfedebilmiş, ne başkalarını anlayabilmiştir. Zarını patlatır, diktirir, patlatır gene diktirir... bu onun için gereklidir.
çok vahşice geldi gerçekten bunu yapabilicek insanlar sorunlu olması lazım desem bana ataerkil insan faşist insan gerici insan dersiniz demi ?
Size birileri bakire olmadığınız için kötü mü davranıyor ? neden herkesin sizin gibi ya da istediğiniz gibi olmasını istiyorsunuz anlamış değilim.
Eğer siz öyle istiyorsanız yapın bi çocuk sonrada istediğinizi yapın ama bu insan olmaya yakışır bir davranış biçimi değildir.
yaklaşımınız çok kaba narsist bir yaklaşım.
demişsiniz ki:
önemli olan insanların beyninin içine girip bu mantıksız yargıları yoketmektir...böylesi insanlığın ve toplumun gelişimi için en doğru yoldur....
----------------------------------------------------------------------
insan kendi beynine hükmetsede sizin takacağınız zincirlerden kurtulsa daha güzel olur bence hepiniz anarşist narsist insanlarsınız ve bunu feminizmle bağdaştırmaya çalışıyorsunuz piskopatça bir yaklaşım.
Dikkat ettimde grubun geneli anarşi ve anarşizm ortak etiketli
Kızlar bekaret zarı tahakkümünden kurtulmak için neden cerrahi müdahaleye maruz kalmak zorunda olsun ki!
Patriarkal zihniyet yokedilsin kafi !
Hayır efendiler! Kızlık zarına neden bu kadar önem atfediyorsunuz ki...Bırakın onu saçlar ve tırnaklarımız gibi yerli yerinde kalsın... kimi uzatsın kimi budasın.
Nasıl ki gözlerimizi koruyan kirpiklerdir. Kızlık zarıda kızlarımızı korur. Fakat kirpik kafaya takılacak bir mesele midir? Hayır. Neden peki? Çünkü kirpik bir ahlak nesnesi değilde ondan diyorum...Ne zaman ki kızlık zarıda bedenimizin bir organı olur kafamızın çarklarında işte o vakit yerli yerine oturur her şey yoksa...Bırakın kızlık zarı düşünsün kendi başına gelecekleri kızlar değil...
@zahir84
kesinlikle katılıyorum; bu yüzden teorik bir yazıydı ve fikirdi bu..
ben de, bedeni üzerinde mutlak insiyatife sadece bireyin sahip olması gerektiği fikrindeyim, aynen senin gibi.
velakin cinselliği budanmış ve saptırılmış insan birey değildir, onun için herhangi bir insiyatiften bahsedilemez aslında. ve bu tip insanlardan meydana gelen toplumun da hür iradesiyle senin şu kurduğun cümleleri kurması beklemez.
bu aynen yavru bir kuşun kanatlarını kırıp ona hadi uç demeye benziyor. kuş uçamıyor ve kanatları kıran sistem bize dönüp "ya, bak gördünüz mü? ben size söylemiştim uçamayacağını" diyerek yeni kanatlar kırmaya devam ediyor.
işte tepkim bunadır.
her kadın kadın gibi kadın olabilir. yani insan olabilir.
ve o zaman toplum, muhteşem bi şekilde kanatlanacaktır.
nitekim kadın doğulmaz kadın olunur*
*simone de beauvoir
@zahir84
sandığının (ve genel kanının aksine) kızlık zarı, bekaret, erken boşalma, vs şeyler öyle önemli ki...
koca bir toplumu bizim bulunduğumuz duruma sürükleyenler bunlar.
kadınlar toplumun dönüşmesi için yegane kilittir. çünkü onlar doğurur ve yetiştirirler.
kadınları dönüşen toplum, tek nesilde dönüşür. çünkü o dönönüşen kadınlar, 20 yıl sonraki yetişkin nüfusu doğuracak ve büyüteceklerdir.
mustafa kemal'in adeta devrimsel eylemlerle kadınlara kazandırdığı haklar, tanıdığı özgürlükler ve toplum içinde kazandırdığı statü, zannediyor musun ki sadece centilmenlik gereğiydi?
çok zekice bir hamleyle kadınları öne çıkardı o. seçme seçilme hakkı, kılık kıyafet düzenlemeleri, bizzat kendi hayatıyla örnek olduğu medeni bir sosyal hayat...
tüm bunların sebebi toplumu dönüştürmekti. ve son derece de başarılı oldu. o çarşaftan kurtulan, okuma yazma öğrenen, seçen ve seçilen kadınlardır ki, bugün bile gıptayla okuduğumuz, çağdaş türk edebiyatının temeli olan şairleri, yazarları yetiştirdiler. sporcular ve sanatçılar o analar tarafından yetiştirildi.
o dönem kız çocuğu olan ve bu ortamda büyüyen aydınlık kafalı kadınlardır 47lileri doğuranlar ve yetiştirenler...
...
neden cinnet dolu bir toplumdayız? neden herkes bi acayip?
çok erkek geçinmemize rağmen neden çocuk sevicilerin, ölü sevicilerin, hayvanlara tecavüz edenlerin oranı bu denli yüksek?
neden bu kadar gay bizim adamlar?
-en azından- aktif eşcinsellerin sayısı bu denli yüksek?
ve neden bizim kızlarımızın hepsine özendirilen bu kutsal bakire kıyafeti, gerdek gecesi çıkıp yerine müstakbel anne evinin kadını kıyafeti giydiriliyor?
bu kızlar bu kıyafetin içinde kafayı yedi görmüyor musunuz?
ve onlar yarın bigün kutsal anne oluyorlar evet.
hepsi birer sinir yumağı, hepsi birer fesat kumkuması, dırdır makinası...
şu koca toplumda semra hanımlardan geçilmeyen bir kız çocuğu ordusu can çekişiyor, görmüyor musunuz?
toplum kadınlarında cinsel doyum oranı %5-10larda seyrediyor. bunun anlamını bilen var mı?
her onumuzdan sadece birinin annesi gerçek bir kadın demek oluyor bu.
kalanların hepsi, yalnızca kız çocuğu eskileri. hepsi tatminsiz ve bu yüzden tatmini deli gibi yemekte arıyorlar. yuhut deli gibi konuşmakta, dırdırda
yahut deli gibi bizlere -yani evlatlarına- sararak
bu yanlıştır, bu hastalıklıdır.
bir kadını kadınlığından mahrum bırakırsanız, yatakta erkeğin de erkek gibi hissetme şansı kalmaz. o milletin hız manyaklığında, maç fanatizminde yahut silah kabzalarında aradığı erkek egosunun esasen tek hissedilebileceği yer yatak odasıdır. kadınlar nasıl dırdır, ona buna sarmayı yelencı meme belleyip bişeylerin yerine koyuyorlarsa, erkekler de o yatak odasında yaşayamadıkları egonun yalancı memesi olarak bunlara dalarlar genellikle...
bazen de eşcinsel filan olurlar. yahut pedofiliye kayıp çocuklara yönelirler filan...
görüyor musunuz sonuçlarını? üzerinde konuşmaktan kaçınıp "sapkınlık" bellediğiniz sohbetler miymiş sapıklığın kaynağı?
yoksa bastırmak, yok saymak, aynı cehalet havuzunda yüzmeye devam etmek mi?
o önemsiz bulduklarınız üzerine biraz daha düşünün.
bunu kendiniz, geleceğiniz ve potansiyel çocuklarınız için yapın...
@zahir84
küçücük bir erkek bebeğin doğar doğmaz sünnet edilmesi mideni kaldırmıyor da, kız çocuğuna bunun yapılması neden kaldırıyor ki?
arkadaşlar;
hatırlatma gereği duyuyorum; bekaret zarı, kadının cinsel uzvu olan vajinanın bir parçasıdır. vajina bedenin içinde olmasına rağmen bir iç organ değildir; o bir cinsel uzuvdur.
tıpkı bir erkeğin penisi gibi; tek fark bedenin dışında değil, içinde olması.
ve evet, kutsal mutsal da değildir son tahlilde.. bildiğin, hissiz bir yumuşak doku işte
şimdi bana lütfen söyleyin; bir erkek bebeğin doğar doğmaz cinsel uzvunun sakatlanmasıyla (sünnet), bir kız bebeğin bekaret dokusunun alınması arasında ne gibi bir fark var teknik olarak?
sünnet derisi gibi "işlevsiz" olan bir dokudan törenlerle filan "budanıyor" erkek nesli bu coğrafyada binyıllardır.
bekaret zarına niye bu kadar tepkilisiniz ki bayanlar?
o da işlevsiz artık aşağıda açıkladığım gibi.
tek işlevi kadının alınıp satılması filan...
sizi özgürleştirecek bu durum;
doğurduğumuz mis gibi, çiçek gibi kız evlatlarımızı özgürleştirecek işte...
not: böyle bişeyin realitede gerçekleşmeyeceğinin tabii ki farkındayım; hatta teorik olarak karşı bile durabilirim; sonuçta bireyin bedeni üzerinde kimsenin/hiçbir kurumun insiyatifi olamaz. fakat bizim şu yaygın sünnet olayıyla yan yana koymak istedim;
"biri din gereği olarak yapılıyorsa, diğeri de (teorik olarak) toplumun dönüşebilmesi açısından yapılmalı" tarafından yaklaşıyorum konuya...
@matiz özel not;
benim için sakıncası yok, ben sokaklarda da sevişiyorum.
tavsiye ederim hatta, gayet güzeldir :)
fakat neden bu kadar çok hakaret ettiğini anlayamadım? şahsına, yahut ciddi anlamda değer sayabileceğin herhangi bişeye saldırmış/hakaret etmiş değilim?
sadece fikrimi ifade ediyorum.
nedir ki bu şiddet?
hijyen kısmı doğru, fakat evrim sürecinin başlarında;
henüz kıyafetsiz ve giysisiz dolaştığımız zamanlar için geçerli...
bir kadın çıplak halde bi yere oturduğunda gerçekten her türlü mikrobik etkiye açıktır cinsel uzvu.
fakat bir haberim var; binyıllardır giyiniyoruz, yani mikrobik etkilere açık değiliz...
bekaret zarı denen dokunun işlevi tamamen boşa çıkmıştır fiziksel anlamda.
ve sosyal anlamda fevkalade önemlidir; kadının "el değmemiş"liğinin kanıtıdır.
erkek dünyanın ticari bir unsurudur o